24 Kasım 2007 Cumartesi

YAN AĞLA DÖN AĞLA




Bir ihtilal okunur gönülsüz kalan gönlümde
Senden kalan eski zaman ağıtı dilimde
Sorarlar bu kılığa bu türkü neyine
Bir türküye, bir de aşka kılık biçemem
Sarıp sarmalarım belenirim üzerine
Zemheri vursa ayaz düşürmem gölgene

Yürüyüp gideceğimiz bir yolun başında
Kırlangıçlar gibi ilk fırtınada kırıldık
Benim sana kaçıp gelecek kadar
Senin beni bulacak kadar
Cesareti, bulur buluşturur çalardık
Bir denize kavuşturmayacak kader
Yolunun üzerinden yol açardı ayaklarıma
Sararan yüzümdeki hüzün neye yarar
Yere dökülen ayva sarı nar kırmızı yar

Soruyorlar niye mısrana sıkışmış bir hüzün var
Ver cevabını şimdi, madem ki gün doğumun
Ben bir tek bu cümleyi kuramıyorum

“Z ü l f i k a r’la bilediler beni”

Çift tarafı keskin kılıçtık iki deli
Hey gidi koca öküzün boynuzundaki
“ama”sı başına çalınası koca dünya
“Keşke”lerin dolsun kendi koynuna
Yan ağla dön ağla bundan sonra

Hiç yorum yok: