12 Kasım 2007 Pazartesi

SANDALCI



Kaygısızca çekiyor sandalın küreklerini
Uzayan bir hayat şu suyun yolu oldu bitti
Karaya hasrette kazandığı rızkı
Yarasına bastığı tuz,
Alnındaki derin çizgide saklı

Gün yağarken çıkılan sefer
gittiğinde bitmez…
Yıldızların peşinde bulur gelir yatacağı toprağı
Uykunda da çeker misin küreği
Zira ne vakit denize girsem
Unutmam uykumda attığım kulaçları
Unutur musun bıraktığın yerde
Kendi kollarındaki martı kanatlarını

Sevsin denizin kızı nasırlarını
Parlak yıldız gibi dökülsün pulları
Günlerden bir gün bir yıldız göz kırpsın
Dolsun içine denizin tuzlu kanı
Sahiplensin seni güzel peri kızları...

Hiç yorum yok: